Hastalıklar: Mide Asidi: Bilmeniz Gereken Her Şey

Mide asidi hakkında bildiklerinizi unutun. Sizin için bu yazıda mide asit azlığının zararlarını ve neden mide ilacı almamanız gerektiğini anlattım.

Stres, kötü beslenme ve yaşam koşulları.. Bu problemler birçok kişide ağıza acı su gelmesi, mide ağrısı ve yanma şikayetleri oluşturuyor. Sonuçta doktorun kapısını çalıyorsunuz.

Ardından elinizde bir reçete ile hastaneden ayrılıyor ve ilacı kullanmaya başlıyorsunuz. Kısa süre içerisinde şikayetleriniz azalsa bile hiçbir zaman geçmiyor, ilacı aksattığınız anda şikayetleriniz tekrar beliriveriyor.

Peki nerede hata yapıyorsunuz?

Şimdiden söyleyeyim. Mide asidini çok yanlış değerlendiriyorsunuz. Çünkü mide asidi hiçbir zaman sizin aleyhinize çalışan bir şey değil. Sadece doğru yönlendirilmeye ve kullanıma ihtiyacınız var.

Bu yazıda mide asidi hakkında merak ettiğiniz birçok şeyi öğrenecek ve sorunun aslında mide asidinin azlığı olduğunu kanıtlar ile göreceksiniz.

Hazırsanız başlıyoruz!

Mide asidi nedir?

Mide asidi sindirim için gerekli olan oldukça güçlü bir sıvıdır. Asit tabiri bu sıvı için oldukça doğru bir yakıştırma çünkü bahsettiğim mide sıvısının pH’ı sağlıklı bireylerde 2 ile 3 arasındadır.

Bu rakam mide asidinin doğadaki birçok şeyi (tahta bile dahil) parçalayabileceğini gösteriyor. Bereket ki bu sıvı midenize zarar vermez. Çünkü midenizin döşemesi çok katlıdır ve iç yüzeyinde mukus içeren bir koruma katmanı vardır.

Peki bu güçlü sıvı ne işe yarıyor? Gelin inceleyelim.

Mide asidi ne işe yarar?

Mide asidinin size zarar verdiğini düşünüyorsanız durun ve aklınızdaki her şeyi silin. Size bambaşka şeyler anlatmak istiyorum.

Mide asidinin en önemli fonksiyonlarını aşağıda sıraladım.

  • Bakterlerin, mantarların ve diğer canlıların asit yapı yardımıyla etkisiz hale getirilmesine yardım eder (1). Bu özellik mide bağırsak sağlığı için oldukça önemlidir. Çünkü mideyi geçen bakteri ve diğer organizmaların başka bir düşmanı kalmaz.
  • Besinlerin sindirimine yardım eder. Çünkü sindirim süreci için besinlerin parçalanması gerekir. Asit özellik hem besinleri parçalamaya hem de midenin devamında bağırsaklardaki enzimleri aktifleştirmeye yardım eder. Özellikle protein sindiriminde önemli bir yeri olan pepsinojen enziminin aktif hale gelmesi için asit bir yapıyla karşılaşması gerekir.
  • Vitaminlerin emilimine yardım eder. Bu noktada en iyi örnek B12 vitamini. Çünkü B12 vitamini “intrensek faktör” adı verilen bir yapıya bağlanarak taşınır. Mide asidi intrensek faktörü aktive ederek B12 vitamininin ayrılmasını sağlar. Eğer bu faktör eksik ise B12 emilemeden atılır.
  • Besinlerin ilerleyişine yardım eder. Çünkü mide asidinin gücü besinlerin ince bağırsağa geçmesini sağlar, geriye yani yemek borusuna (özöfagus) kaçmayı önler. Bunu mide çıkışında ve girişinde olan sflinkter (kas yapıları) sıkarak veya gevşeterek yapar.

Yukarıdaki özellikleri iyi bir şekilde kavradıysanız artık ayrıntılara geçmenin vakti geldi. Hadi devam edelim.


Mide asidi fazlalığı mı azlığı mı?

Mide asidinin ne kadar önemli olduğunu artık daha iyi anladığınızı düşünüyorum. Ama sorunlar burada bitmiyor çünkü birçok kişinin mide asidi ile ilişkili olduğu bilinen reflü, mide ağrısı ve benzeri problemler yaşadığını biliyorum.

Sorunun kaynağı ise sıklıkla yanlış kavranmakta. Tek tek açıklamama izin verin, durumu sizin için çok daha kolay bir hale getireceğim.

Reflü ve ince bağırsak ülseri: Midenin yapısı asitlere dayanıklı ama aynı şey ince bağırsak (özellikle duodenum) ve yemek borusu (özofagus) için geçerli değil. Dolayısıyla reflü ve ülser problemi sık görülüyor.

Ama sorun asidin fazla olması değil. Çünkü reflüye sebep olan en önemli şey yemek borusunun sonundaki sfinkter (LES) adını verdiğimiz kapaktır.

Bu kapak iki ana sebep ile açılır. İlki mide içi basıncın artması ile beraber kapağın zorlanması, ikincisi ise kapağın belirli nedenler ile gevşemesi.

Mide basıncını arttıran ana sebep ise bağırsaklara bağlanma noktasındaki kapağın açılmamasıdır. Sebep ise mide asit azlığı. Çünkü alt kapak mide asidinin gücü (pH seviyesi) belirli bir seviyeye geldiğinde açılır. Eğer mide asidi güçlü değilse besinler burada fazladan bekler ve mide içerisindeki basınç artar. Sonuç olarak güçsüz olan yemek borusunu koruyan kapak açılır, besinler yukarı kaçar ve reflü sorunu oluşur.

İnce bağırsak (duodenum) ülseri ise farklı bir mekanizma ile meydana gelir. Durum şu, mide asidine dayanıklı olmayan ince bağırsaklar için nötrleştirici bikarbonat salınımı olur. Bu salgı asidin zararsız hale gelmesine yardım eder. Tahmin edin, nötrleştirici bikarbonat salınımına ne sebep oluyor?

Ben söyleyeyim asit gücü!

Yani eğer mide asidi gücünüz az ise bikarbonat salınımı gerçekleşmez ve mide asidi bağırsak duvarına zarar verir. Eğer asit gücünüz iyi ise bikarbonat salınarak doğru şekilde etkisizleştirilir ve sorun oluşturmaz.

Ayrıca mide asidi safra boşalmasını da uyarır. Eğer mide asit gücünüz az ise safra kesesi problemlerini (özellikle safra taşı) yaşama riskiniz artar.

Bağırsak florasının bozulması: Mide asidi tüm geçişler için bir kontrol noktası oluşturur. Bu durumdan bakteriler de etkilenir.

Eğer mide asit azlığı probleminiz varsa çok fazla bakteri geçişi oluşur ve üreme miktarı artar. Sonuç ise bağırsak florasının bozulmasıdır. Burada sadece bozulma değil fırsatçı türlerin istilasından da bahsediyoruz. En önemli örnek ise candida mantarı.

Kötü floranın meydana getirdiği birçok problem var. Ama en önemlilerini sizin için daha önce yazmıştım. Bunlar leaky gut sendromu ve irritabl bağırsak sendromu.

İncelemenizi tavsiye ediyorum.

Otoimmün kökenli hastalıklar: Bağışıklık sisteminin yanlış aktive edilmesi birçok farklı hastalığa neden olur. Mide asidi azlığı ise besinlerin parçalanma sürecini bozarak -dolayısıyla azaltarak- bağırsaklarınıza daha fazla alerjen protein geçmesine neden olur.

Sürece ek olarak bir önceki başlıkta belirttiğim bağırsak florası bozukluğu otoimmün problemlere sebep olur.

Yani doğrudan ve dolaylı yollardan bakıldığında mide asidinin azalması birçok otoimmün sorun oluşmasına yardım eder.

Bunlarla beraber giriş bölümünde bahsettiğim bazı mekanizmalar da mide asit azlığından payını alır.

  • Besin eksikliği en çok mide asit azlığında meydana gelir. İyi beslenmelerine rağmen B12, demir ve diğer besin eksiklerini yaşayan insanlar bu duruma özellikle dikkat etmeli (2).
  • Tükettiğiniz besinler tamamen steril değildir. Yani birçok farklı bakteri, virus ve mantar içerebilir. Bu sebeple mide asidinin zararlı mikroorganizmaları etkisiz hale getirmesi gerekir. Mide asit azlığı birçok farklı enfeksiyon nedeninin geçişine sebep olur (3).

Mide asit azlığının belirtileri

Mide asit miktarını önemli olarak değerlendiriyorsanız belirtileri iyi incelemeniz oldukça önemli. Benim gözüme çarpan ve birçok hastamda karşılaştığım bulgular şöyle:

  • Yemek sonrası şişkinlik, geğirme atakları,
  • Sık yaşanan reflü ve reflüye bağlı kötü ağız kokusu,
  • Vitamin, mineral ve makro besin eksikliği ve buna bağlı saç, tırnak problemleri,
  • Safra taşı problemleri,
  • Leaky gut, histamin intoleransı, disbiyozis gibi problemlerin ortaya çıkması,

olarak sıralanabilir.

Mide asit azlığını nasıl anlayabilirsiniz?

Mide asit azlığı birçok kişide var. Ama ne yazık ki gelişmiş testler için hastane ortamında olmalısınız ve bu durum sizi rahatsız edebilir.

Ama üzülmeyin. Çünkü kesin olmasa da mide asitliği hakkında ciddi bir dayanak oluşturan güzel bir yöntemim var. İsmi bikarbonat testi.

Yapmanız gereken şey ise çok basit. Tercihen sabah saatlerinde ve açken bir bardak suya yarım çay kaşığı sodyum bikarbonat (eczanelerden sorabilirsiniz) ekleyin ve karıştırın.

Ardından bu karışımı için (korkmayın tamamen zararsız) ve kronometreyi başlatın. Eğer beş dakika içinde geğirmez veya ciddi bir şişkinlik hissetmezseniz test pozitif yani mide asit azlığı probleminiz var demektir.

Testin mantığı ise tamamen basit kimya bilgisi ile alakalı. Sodyum bikarbonat ile asit yapı birleştiğinde karbondioksit gazı oluşturur. Bu gaz biriktiğinde midenizi şişirir ve geğirme ihtiyacı oluşturur.

Eğer midenizde yeterli miktarda asit varsa tepkime oluşacak ve geğireceksiniz. Eğer geğirmezseniz muhtemelen mide asit azlığınız var.

Mide ilacı zararlı mı?

Mide asit salgısı çok önemli ve kesinlikle azaltılmaması gerekiyor. Yazının geri kalan bölümlerinde bunu ayrıntılı bir biçimde açıkladım.

Burada bilmenizi istediğim tek şey mide ilaçlarının (proton pompa inhibitörü ve antiasitler) sadece hastalığın akut yani yeni teşhis edildiği dönemde kullanılması gerektiği.

Ardından mide problemini çözmek asidi azaltmaktan çok daha önemli. Çünkü aldığınız ilaçlar hastalığı tedavi etmiyor. Aksine mide asidini güçsüzleştirerek birçok ek probleme neden oluyor.

Sanırım mide ilacının zararlarını tekrarlamam gerekiyor.

  • Bağırsak floranıza zarar verir. Bu zarar hem bakteri geçişini değiştirmesi hem de özellikle proton pompa inhibitörlerinin bakterilere zarar vermesi ile gerçeleşebilir.
  • Enfeksiyon riskini arttırır. Özellikle büyük problem oluşturan helicobakter pylori enfeksiyon riski ciddi şekilde artar.
  • Besin eksikliklerine sebep olabilir. Burada en can alıcı nokta eksikliği yaşanan besinlerin sadece B12 ve demir ile sınırlı olmadığıdır. Çünkü yapılan araştırmalar kalsiyum dahil birçok besin eksikliğini tarifliyor. Mide ilaçlarının özellikle yaşlı popülasyona hitap ettiğini hayal ettiğinizde bu eksikliklerin ne kadar geniş bir yelpazade sorun oluşturabileceğini varın siz düşünün.
  • Reflü ve ülser sorununu kötüleştirir. Bunu siz hissetmezsiniz çünkü geriye kaçan ve ileriye devam eden mide asidi dokulara zarar vermez.

Bu sorunlara ek olarak mide ilacı,

  • Hücre enerji metabolizmasını etkilediği için mental fonksiyonları bozabilir,
  • Asitliği azaltarak mide kanseri riskini arttırır.

Mide ilacı kullanımının ne kadar anlamsız olduğunu görüyorsunuz.

Peki hekimler neden mide ilacı yazıyor?

Çünkü yönetmesi kolay. Mide rahatsızlıkları yakın şekilde takip gerektiriyor ve her gün yüzlerce hasta bakan hekimin mide sorunlarına eğilmesi neredeyse imkansız.

Ayrıca mide ilaçlarının harika bir lobisi var. Bu lobi o kadar güçlü ki mide ilaçlarının Dünya üzerinde en sık reçete edilen ikinci ilaç grubu olduğunu biliyoruz. Satış rakamları milyarlarca dolarlık bir sektörü ifade ediyor. Dolayısıyla reklam çalışmaları, maliyetsiz tedavi maalesef kontrolü ele geçiriyor.


Mide asidini nasıl arttırabilirim?

Mide asidinin azlığına bağlı birçok sorun yaşıyor olabilirsiniz. Burada tedavinin mide asidini daha da azaltmak yerine arttırmaya çalışmak olduğunu artık biliyorsunuz.

Dolayısıyla önerilerimi mutlaka takip edin.

  • Mide ilaçlarından uzak durun. Bu ilk kural. Çünkü mide ilaçları asitliği ciddi şekilde azaltır.
  • Asit içerikli besinler tüketin. Burada benim favorim organik elma sirkesi  ve narenciyeler (özellikle limon) tüketimi. Tavsiyem gün içinde tok olmadığınız bir zaman aralığında bir bardak suya iki tatlı kaşığı limon suyu veya elma sirkesi ekleyerek içmeniz.
  • Çok çiğneyin. Çünkü çiğnemek mide asit salgısını uyarır. Her lokmayı en az yirmi kere çiğneyin.
  • Nane tüketin. Taze nane mide asit salgısını arttırır. Yaz aylarında yemeklerden önce mutlaka birkaç yaprak nane çiğneyin.
  • Mayalanmış besinler tüketin. Çünkü mayalanmış besinler doğal organik asit içerir. Ayrıca bakteri yükünü azaltarak mide asidinin gücünü arttırır.
  • Son çare betain HCL. Çünkü kendisi asit formndadır ve mide asidini destekler. Ama son çare olarak kullanılmalı. Ayrıca son baktığımda ülkemizde bulamadım. Tabi kesinlikle hekim kontrolünde takviye edilmelidir.

Ayrıca,

  • Mide mukozasını desteklemek için glutamin supplementi almak,
  • Çok su içmek (ne kadar su içmeniz gerektiğini buradan öğrenebilirsiniz),
  • Düşük karbonhidratlı beslenmek,
  • Yemeklerden hemen önce, sırasında ve sonra su tüketmemek,

uygulayabileceğiniz diğer yöntemler.

Artık mide asidinin zararlı olmadığını biliyorsunuz. Gözünüzü açın ve gerçekleri görün. Reflü ve benzeri problemler için ilaçlara bağımlı olmak zorunda değilsiniz!

Fikirlerinizi benimle paylaşmayı unutmayın.

Sorularla Kilo Vermek Kitabına Ücretsiz Erişmek için Mail Listeme Abone Olun!

Yeni yayınlanan makalelerden haberdar olmak için haftalık olarak gönderdiğim maillere abone olabilirsiniz. Spor ve sağlık dünyasındaki gelişmelerden her hafta ücretsiz bilgi sahibi olun!

Lütfen Bekleyiniz..

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz. Lütfen mail aboneliğinizi size gönderdiğimiz email üzerinden onaylayınız!

Mail ağımızı ve bilgilerinizi 3. şahıs ile paylaşmıyoruz, daha ayrıntılı bilgi için sağlıksal ve hukuki feragatname sayfamızı inceleyin.

Yazıya Yorumlar

Mide Asidi: Bilmeniz Gereken Her Şey yazısı için gelen yorumlar ve tartışmalar...

  1. Bünyan Aşık dedi ki:

    hocam mide asidiyle ilgili yazınızı okudum, öncelikle kendimi tanıtayım
    ben 52 yaşında 10 seneden beri düzenli koşan biriyim, son 7 senedir maraton ve ultra maraton koşuyorum.Benim sıkıntım uzun koşularda 4-5 saat sonra mide problemleri yaşamaya başlamam koşu esnasında yeterli beslenemem sonucu yarış sonlarında koşmamı zorlaştıran mide agrıları yaşıyorum. ben bunun minarel eksikliginden özellikle tuz kaybından kaynaklanan ADH hormon salınımı midenin içtigim suyu işleyememesinden kaynaklandıgını düşünüyordum, bunu önlemek için ara ara az miktarda tuz alarak önlemeye çalışıyorum azda olsa faydasını görüyorum. Mide asidi eksikligi benim koşu esnasında yaşadıgım sıkıntıların sebeblerinden olabilirmi.
    (Hocam defalarca doktora gitmeme ragmen kalıcı bir çözüm bulamadım.)
    mide ilacları,
    yazınızda bahsetiginiz, Hücre enerji metobolizmasını etkiledigi için mental fonksiyonları bozabilir diyorsunuz, etol ve apranax gibi agrı kesiciler aynı yan etkiyi yaparmı.

    saygılarımla,

    • Dr. Can Çiftçi dedi ki:

      Selamlar, çok sporcu hastam var ve bu durum sıklıkla rastladığım bir şey.

      1- Genel sebep stres. Aşırı fiziksel stres bağırsak hareketlerini azaltır. Şişkinlik, gaz ve rahatsızlık hissi oluşturur.
      2- Ayrıca stres ciddi mide asidi salınımı yapar.

      Yani sizin sorununuzun direkt olarak mide asit azlığı olduğunu düşünmüyorum. Alacağınız önemler

      1- Mutlaka özel hidrasyon sıvısı hazırlayın. Bu sıvılar ciddi miktarda elektrolit içermeli ve yoğun olmalı.
      2- Koşunun hemen sonrası erken beslenme yapın. Yani yarış sonrası hemen beslenin. Aksi takdirde bağırsaklarınızın bir süre daha hareketsiz kalmasına sebep olursunuz ve rahatsızlık hissi artar.

      Mutlu ve sağlıklı günlere!

  2. Can dedi ki:

    Hocam merhabalar yaşım 23 öncelikle mide sorunlarım gastrit ve reflü(2cm) 3 günde bir nexium (yaklaşık 2 yıldır) içiyorum bazen bu sayı 2 güne kadar düşüyor hiçbir şekilde içmeden 1 hafta geçiremiyorum 3. günden itibaren yaşamımı olumsuz etkileyecek sorunlar yaşıyorum özellikle midem boşken aşırı derecede geyirme yaşıyorum, stresi kaldırdım fakat yine çözüm olmadı doktorlar 2cm reflümün bu kadar sorun yaratmayacağını söylüyorlar fakat bu sorunları hiçbir şekilde azaltamıyorum

    • Dr. Can Çiftçi dedi ki:

      Demek ki sorun stres değil. H.pylori taraması yaptırabilirsiniz. Eğer yoksa diğer muhtemel sebepler incelenebilir.

      Mutlu ve sağlıklı günlere!

  3. ayşe öz dedi ki:

    yazınızı satır satır okudum tavsiyelerinizi uygulayıp sonuçları paylaşıcam çok teşekkür ederim yönlendirdiğiniz için

  4. Aylin Arslan dedi ki:

    Merhaba. Bende yazinizi okudum. Benim de gastrit ve reflü problemlerim var. H.bacter çikmisti fakat tedavi sonrasi gecmedigini ögrendim. Ayrica safra kesesini de aldirdim.Başka dr a gittigimde de ikinci kez h.bacter tedavisi icin günde 11 ilactan 14 günlük tedavi verdi ama h.bacter geçse bile şikayetlerinizin geçme olasiligi %10 dedi. O yüzden tekrar bu kadar ağir ilaçlari kullanip kullanmamakta kararsiz kaldim. Mide koruyuculari da araliklarla almaya başladim. Bu arada gavisconsuz yasiyamiyorum. Çok çaresiz kaldim

    • Dr. Can Çiftçi dedi ki:

      H.pylori tedavisi şart. Ardından mide asitliğini düzenlemek için harekete geçmek gerekiyor.

      Mutlu ve sağlıklı günlere!

  5. Yüksel dedi ki:

    Yaşım 55. Hocam 30 yıldır mide rahatsızlığı yaşıyorum. Gastrit sandığım bu rahatsızlığımın aslında reflü olduğunu 6 yıl önce öğrendim. Teşhisi koyan Gastroenteroloji Profesörü Hocamızın önerisiyle 6 yıldır Protenex 40 mg kullanıyorum(ölünceye kadar kullanmam gerektiği şeklinde bir ifade kullanmıştı). Bu hapın sürekli kullanılmaması gerektiğini farklı kaynaklardan ve çeşitli uzman doktorlardan bir çok kez öğrenmiştim. Bu hapı kullandığım zamanlar rahatlıyorum. Sizin yazınızı okuduktan sonra 2-3 gün kadar hapı kullanmadım. Mide rahatsızlığım tekrar nüksetti. Daha çok mide ekşimeleri olarak sıkıntı vermektedir. Mide hapımı kullanmadan, sıkıntı yaşamamam için ne yapmam gerektiği konusunda önerinizi almak isterim

    • Dr. Can Çiftçi dedi ki:

      Merhaba,

      1- Reflünün sebebi önemli. Eğer yapısal bir sorun yoksa ilaç kullanmaya mahkum değilsiniz. Eğer sorun yapısal ise opere edilip düzeltilebilir.
      2- Çözüm ilaç değil. İlaçların ne kadar sorunlu olduğunu yazıda açıkladım.
      3- Bu konuyla ilgilenen bir hekimle iletişime geçerseniz doğru şekilde hareket ederek ve ilaçları azaltarak reflü sorunu giderilebilir. İlaçları birden bırakmak tabi ki sorun oluşturacaktır.

      Önerilerim,

      1-İlaç ppi tipi ilaçlar yerine antiasidlere geçmek daha mantıklı.
      2-Miktar azaltmak çok önemli.
      3-Mide asidini desteklemek çok önemli.
      4-H.pylori baktırmak çok önemli.
      5-Midenin yapısal sorunlaırnı tekrar tetkik ettirmek gerekli.

      Mutlu ve sağlıklı günlere!

  6. hatice ers dedi ki:

    hocam merhaba;
    ben 26 yaşındayım ve en 6-7 yıldır ppi kullanıyorum. önceleri lansorla başladım şimdi nexiumla devam ediyorum. Endoskopi yaptırdım ve h. pylori negatif çıktı ülserasyon yok. fakat ben de daha önce bu ilaçların uzun süreli kullanımda mide ca riskini artırdığını okudum makalelerden. Hocam ilaçları içmeyince midem aşırı yanıyor he özellikle bahar ayları bu durum beni bayağı zorluyor yani ilacı bırakamam. Uzun zamandır sizi takip ediyorum keto yapamasamda düşük karbonhidrat diyetine uyguluyorum. İlacı bırakmadan ne yapabilirim.
    saygılar

    • Dr. Can Çiftçi dedi ki:

      İlacı bırakmadan yapabildiklerinizi neredeyse yapmışsınız. Doğru mide kanseri sadece bir risk. Diğer birçok problem de mide ilaçları ile ortaya çıkabilir. Bence ilaçları azaltmaya ve bırakmaya bakın. Aksi halde tehlikedesiniz.

      Mutlu ve sağlıklı günlere!

  7. hatice ers dedi ki:

    daha doğrusu ilaç kullanımından kaynaklı etkilerise ve kanser riskine karşı ne yapabilirim?

    • Dr. Can Çiftçi dedi ki:

      İlaç alımını azaltmak, alttaki mide sorunlarını çözmek ve ardından mide ilaçlarını azaltmak.

      Mutlu ve sağlıklı günlere!

  8. Tugce dedi ki:

    Suyun icine sodyum bikarbonat koyarak icmek, suyun alkali derecesini arttirdigi icin yararli diye biliyorum. Doktoruma da sordugumda sakincasi yok demisti. Kisacasi bazi gunler tuketiyorum.
    Mide asidinin azligini anlamak icin yine bu islemi yapmak gerektigi beni sasirtti. O halde duzenli icenler, bahsi gecen sikayetleri gormuyorsa mide asidinde bir sorun mu var demektir?

    • Dr. Can Çiftçi dedi ki:

      Kısmen evet. Tabi bu testin kesin olmadığını bilmeniz gerekiyor.

      Mutlu ve sağlıklı günlere!

  9. Hakan dedi ki:

    Merhaba hocam. Ben 18 yaşındayım yaklaşık 2 yıldır mide problemim var aslında geçen sene mart gibi geçmişti ancak ramazandan sonra tekrar başladı. Dışarıya çıkmakta bile problem yaşıyorum bir nevi fobi yaptı bana,sporda da zaman zaman beni zorladığı oluyor özellikle squat ve bench press egzersizlerinde. İlaç kullanmıyorum,ilaç kullanımına hapsedeceği için doktora da gitmiyorum. Şimdilik doğal yollarla çözmeye çalışıyorum sizce hata mı ediyorum yoksa doğal tedavi yöntemlerine devam mı edeyim? Önerilerinizi yazarsanız sevinirim.

    • Dr. Can Çiftçi dedi ki:

      Çok fazla mide problemi var. Sorunu çözmek için durumun ne kadar ciddi olduğunu öğrenmeniz gerekiyor. Bunun için mutlaka bir hekime görünmeli ve bilgi almalısınız. Hiçbir hekim sizi tedavi için zorlamaz. Bilgi alın, sonrasında kararı yine siz verin. Ama her zaman bir yol göstericiye ihtiyacınız olacak.

      Mutlu ve sağlıklı günlere!

  10. Gökhan dedi ki:

    Merhaba hocam merak ettiğim bir soru var? Mide asidinden etkilenmemesi ve biyoyararlari icin ideal vitamin ve supplement alimi (omega, Multi,cvitamini, kollajen,vs) yemek aninda mi ac iken mi alınmalı, bir yorumunuzda ac tavsiye ediyorsunuz. Net bir aciklama rica etsem. Teşekkürler.

    • Dr. Can Çiftçi dedi ki:

      Çoğu vitamin ve mineral supplementi enterik kaplıdır yani mide asidinden etkilenmez. Eğer bir vitamin mide asidinden etkileniyorsa ve enterik kaplı değilse aç alınmamalı. Buradaki sorun tok aldığınızda tükettiğiniz besinler içerisindeki vitamin/mineral bağlayan ajanların aldığınız vitamin supplementini etkisiz hale getirmesi. Bu sebeple vitamininizi her zaman hekim kontrolünde seçmelisiniz. Bu ayrımı ancak hekiminiz yapabilir.

      Mutlu ve sağlıklı günlere!

  11. Gökhan dedi ki:

    Yazilarinizi okuyarak başladığım kilo verme sürecinde yaklasik 20 kg verdim. ( if ve ketojenik beslenme)
    Bu süreçte vitamin,mineral,supp takviyesi hep yaptim.

    Etkisi kırılmasın diye şu şekilde alim yapıyorum.

    1. D3- kalsiyum,magnezyum,cinko
    2. Cla,l- karnitin
    3. B12,omega3, probiyotik
    4. Arjinin
    5. Vitamin c,kolajen
    6. Hyalorik asit,bol su

    Ayni anda aldiklarimda yanlislik var mi? 5 maddeyi tok ac almanda her hangi bir fayda/sizlik olur mu?

    Bilgi verdiğimniz icin tesekkurler..

    • Dr. Can Çiftçi dedi ki:

      Süper liste. Burada CLA’yı total olarak çıkarmakta fayda var sanki.

      Mutlu ve sağlıklı günlere!

  12. İlyas dedi ki:

    Hocam 3 günde bi ilaç kullanıyorum ama bırakacam İNŞALLAH elma sirkesini ılık suya karıştırıp her öğün yemekten yarım saat bi saat önce içiyorum

  13. Filiz Tekin dedi ki:

    Mide asit azlığından yazınızı okudum.Cok doğru tespitler benimde reflü .mide fıtığı ve gastritim var. Benim en büyük sorumum boğaz reflum doktorlar ppi ilaç veriyorlar. Boğazımdaki ve midemdeki sorunlar duzelemiyorum. Artık neredeyse reflü ameliyatı düşünüyorum. Bana ne önerirsiniz teşekkürler

    • Dr. Can Çiftçi dedi ki:

      Herni durumunda bazen PPİ gerekebiliyor. Durumun ciddiyetini bilmediğim için yorum yapamıyorum. Mutlaka hekim kontrolü şart.

      Mutlu ve sağlıklı günlere!

  14. Şemsi Akyürek dedi ki:

    Merhaba, bu yazınızı okuduktan sonra mide ilacını bırakmayı düşünüyorum ama ne yapmalıyım yardımcı olursanız sevinirim, midemle ilgili bir sorunum yoktu ta ki romatizmal bir ağrı kesici kullanana kadar sonra bir mide ağrısı başladı yaklaşık 1 yıldır mide ilacı kullanıyorum, bırakırsam ağrı tetikte bekliyor, ilaca rağmen ara ara ağrı oluyor…

    • Dr. Can Çiftçi dedi ki:

      Lütfen ilacınızı bırakmayın. Muhtemel bir ülser oluşumunu hızlandırır ve bedeninize zarar verirsiniz. Hekim kontrolünde bu değişimleri yapmak şart. Ayrıca H.pylori baktırmanızı tavsiye ederim.

      Mutlu ve sağlıklı günlere!

  15. Şükran Demir dedi ki:

    Hocam merhaba,
    Midede asit azlığı konulu yazınızı okudum.
    37 yaşındayım, yaklaşık on yıl önce mide rahatsızlığım ve aşırı kusma nedeniyle endoskopi olmuştum sonucunda oniki parmak bağırsağının başlangıcında yara tespit edilmişti. Üçlü antibiyotik tedavisi ve nexium kullanmıştım. Ancak iki yıl önce safra kesesi ameliyatı oldum. Şimdi ise gene kusma başladı hiçbir şey yemediğim halde asit kusuyorum dr tekrar gittim verilen ilaç Rabelis ve Emadur oldu kusmam durdu ama hala bişey yiyemiyorum ve sürekli ağzımdan çok sesli ve rahatsız edici bir şekilde gaz çıkıyor ve şişkinlik var. Tavsiyede bulursanız çok sevinirim.
    Kolaylıklar dilerim.

    • Dr. Can Çiftçi dedi ki:

      Tavsiyem mevcut tedavinizin dışında olduğu için, ilave muayene ile doğru teşhis gerektiği için uzaktan bu konuyla ilgili öneri vermem imkansız. Üzgünüm.

      Mutlu ve sağlıklı günlere!

  16. Bedia Yilmaz dedi ki:

    Merhaba,doktor bey,cok guzel bir yazi.fikirlerinize katiliyorum.bende soyle bi durum oluyor.bazi zamnlar basim agriyo ve mideme vuruyo veya mide sindrimm bzulup bas agrisi olusuyor
    Midemde hicbirsey sindirilmiyo ve midem atmak istiyor,afedersiniz kusmaya calisiyorum,cok asitli ve sndirilmemis seyler cikiyor.mide yanmasi oluyor.midem duzelmedem bas agrim gecmiyor

  17. Nuran biswell dedi ki:

    Tesekurler bilgindirdiginiz icin emeginize saglik Allah razi olsun. Cok guzel anlatmisiniz sizin gibileri az bulunur oyuzden Allah basimizdan eksik etmesinn.. Hosca kalin sevgiyle kal

Yazıya Yorum Yap

Makale konusu ile ilgili eklemek istediğiniz, sormak istediğiniz veya düzeltmek istediğiniz herhangi bir konuda yorum yapabilirsiniz...

Yorumu Gönder


close more
Dr. Can Çiftçi
close

Ne yapmak istiyorsun?

search