Diyet: Gizli Düşman Lektin: Nedir? Zararları ve Lektin İçeren Besinler

Lektin birçok besinde yoğun olarak bulunan ve zararlı olabilecek potansiyele sahip. Sizin için lektin'den korunmak için yapmanız gerekenleri sıraladım.

Bazı besinler içerisinde bulundurdukları maddeler sebebiyle zararlı olabilir. Yakın zamanda gluten hassasiyeti öne çıktı ve artık birçok kişi bu konuda daha bilinçli davranıyor.

Ama bir düşmanınız daha var. Lektin!

Lektin de aynı gluten gibi bağırsaklarınıza ve dolayısıyla bedeninize zarar verebilir. Madem bu konuda bir farkındalığa ihtiyacınız var. Sizin için burdayım.

Bu yazıda lektin nedir? sorusundan, lektinin zararlarına ve lektin içeren besinlere kadar birçok konuya değinecek, sorularınızı cevaplayacağım.

Hazırsanız başlıyoruz!

Lektin nedir?

Lektin protein yapıda ve bağlayıcı özelliği ile tanınan bir madde. Lektin neredeyse tüm canlıların hücrelerinde olmak ile beraber besinlerin %30’unda normalden çok daha fazla bulunur (1). Yazının ilerleyen aşamalarında göreceğiniz gibi aslında sorun oluşturan da budur.

Lektinin tohumlarda yoğunlaşmasının sebebi ise bitkinin tohumlarını koruma isteğidir. Çünkü tohumlarda bulunan lektin onları böcek ve zararlı organizmalardan korur. Ayrıca tohumlar hayvanlar tarafından yenildiğinde onların bağırsaklarından sağlam bir şekilde çıkmasını sağlar (2).

Dolayısıyla bitki tohumlarını koruyarak soyunun devam etmesini sağlar.

Tanım tamam. Ama lektin’in neden zararlı? Açıklamama izin verin.

Lektin neden zararlı?

Lektin ile ilgili birkaç farklı potansiyel tehlike var. Bunları size mekanizmaları ile açıkladıktan sonra artık lektin içeren besinlerden uzak duracağınızı biliyorum.

O zaman sıralamaya başlayayım.

Bağırsak geçirgenliğini arttırır

Lektin yapışkan bir molekül ve sindirim sürecindeki yolculuğunda bağırsak duvarına yapışır. Bağırsak duvarına yapışma durumu o bölgedeki savunma hücrelerini harekete geçirir.

Lektin tüketimi devamlı hale gelirse süreç tekrarlanır ve savunma hücreleri bağırsak duvarına daha fazla zarar vermeye başlar.

Uzun vadede bağırsak duvarı hasarı, onların zararlı ve zararsız maddeleri ayırt edip süzme yeteneğini bozar. Bozulan süzme yeteneği kanınıza zararlı organizmaların ve toksinlerin geçmesine neden olan leaky gut sendromuna sebep olur (3).

Konuyu leaky gut (geçirgen bağırsak sendromu) adlı yazımdan daha ayrıntılı öğrenebilirsiniz.

Sonuç ise tüm vücutta görülen ciddi sorunlar. Bunlardan bazıları yaygın eklem ağrısı, inflamatuar hastalıklar ve aşırı kilo alımı olarak sıralanabilir.

Ayrıca lektin histamin üreten hücreleri de aktive ettiği için alerjik bünyesi olan hastaların ciddi şekilde rahatsız olmasına neden olur (4).

Otoimmün hastalıklara yol açabilir

Otoimmün hastalıklar basit olarak vücudunuzun bağışıklık hücrelerinin kendi yapılarına saldırması olarak tanımlanabilir.

Burada lektin bağırsak duvarını zayıflatarak geçirgen bağırsak sendromuna yol açtığını bir önceki başlıkta belirttim. Durum ilerledikçe kana daha fazla alerjen ve lektin geçmeye başlar ve vücudunuz bu maddelere karşı savunma hücreleri oluşturur.

Lektin proteinine karşı oluşturulan savunma hücreleri toplumun büyük kısmında vardır. Yani gluten hassasiyetinden daha ciddi bir durum ile karşı karşıyayız (5).

Ama ne yazık ki lektin sadece tükettiğiniz besinlerde bulunan bir şey değil. Kendi hücrelerinizde de var. Dolayısıyla lektine karşı oluşan savunma hücreleri; kendi hücrelerinize de saldırmaya başlar ve onlara zarar verir.

Sonuç olarak otoimmün kaynaklı birçok hastalığın riski artar.

Ayrıca lektin ile ilgili zarar potansiyeli olan birkaç durum daha var.

Lektin insülin gibi davranarak özellikle yağ hücrelerindeki insülin direncine sebep olabilir. Bu durum aşırı kilo alımı ve sağlıklı yaşam değişkenlerinin zarar görmesi demek (6).

Lektin leptin hassasiyeti yaparak obezitenin temellerini atar. Çünkü lektin kilo kontrolü ve büyüme hormonunun salınımında önemli bir noktada bulunur. Hatta birçok kişide lektin tüketiminin insülin direncinden önce leptin direnci yaptığı görülmüştür (7).

Lektin bağırsak florasını bozarak birçok farklı noktada zarar görmenize neden olur. Araştırmalar lektin tüketiminin özellikle E.coli ve laktobasilus laktis gibi bağışıklık sistemini uyaran zararlı bağırsak bakterilerini çoğalttığını gösteriyor (8).

Lektin hassasiyetinin belirtileri

Lektin hassasiyeti herhangi bir besin alerjisi gibi ortaya çıkar. Klinikte sık rastladığım durumlar,

  • Yorgunluk,
  • Lektin içeren besinleri tükettikten sonra kaşıntı ve diğer alerji belirtileri,
  • Eklem ağrıları,
  • Bulantı ve kusma,
  • Otoimmün hastalıklar,

olarak sıralanabilir.

Ne kadar lektin zararlı?

Lektin tüketiminin zararlı olduğundan bahsettim ama lektin içeren çok fazla besin var ve bu besinlerin tamamından kurtulmanız oldukça zor.

Dolayısıyla ne kadar lektin size zarar verir? sorunu cevaplamam gerekiyor.

Lektin her besinde bulunan bir madde. Ama özellikle bağırsağa yapışma ve hasar oluşturma mekanizması yoğun lektin içeriğine bağlı. Zira bir besindeki lektin yoğunluğu az ise sindirilmiş diğer öğeler sayesinde seyrelir ve ciddi şekilde zarar veremez.

Yani düşmanımız aşırı lektin içeren besinler. Sizin için onları aşağıda topladım.

Lektin içeren besinler

Lektinin ne denli zararlı olabileceğini gördüğünüze göre artık ondan nasıl korunacağınızı açıklamam gerekiyor. Bunu yapmak için ilk bilmeniz gereken şey ise aşırı lektin içeren besinler.

Lektin’i yoğun bir şekilde içeren besinler,

  • Baklagiller (nohut, mercimek ve soya gibi),
  • Buğday ve buğday ürünleri (un gibi),
  • Domates,
  • Yer fıstığı ve kaju,
  • Patates ve patlıcan,

olarak sıralanabilir. Ayrıca süt ürünlerinde de aşırı olmakla beraber hatırı sayılır miktarda lektin bulunur.

Peki lektin içeren bu besinleri hayatınızdan çıkartmak zorunda mısınız? Tabi ki hayır!

Lektinden kurtulma yolları

Yukarıdaki lektin içeren besinleri görüp korkmuş olabilirsiniz. Çünkü bu besinlerin tamamını hayatınızdan silmek oldukça zor. Ama lektinden kurtulmanın birkaç basit yolu var. Bunları uygulamanız besinlerin içerisindeki lektin içeriğini ciddi miktarda azaltacaktır.

Çimlendirme yöntemi ile tohumlar artık tehlikeyi atlattıklarını düşünerek kabuklarındaki lektin miktarını düşürürler. Dolayısıyla tohumları çimlendirerek tüketmeniz içeriğindeki lektinden kurtulmanızı sağlar. Baklagiller ve buğday ürünleri için favorim çimlendirme

Nasıl yapacağınızı öğrenmek için çimlendirme rehberi adlı yazıma göz atabilirsiniz.

Mayalama bir diğer lektin azaltma yöntemi. Besinleri turşu yapar gibi mayalamak içerisindeki lektin miktarını azaltacaktır. Buradaki favorim domates ve patlıcan. Turşusu gerçekten çok az lektin içeriyor.

Suda bekletme yöntemi bize annelerimizden kalan bir teknik ve oldukça etkili. Özellikle baklagilleri tüketirken bir gece öncesinden suya koyarak ve sık sık suyunu değiştirerek içerisindeki lektinden kurtulabilirsiniz.

Pişirme yöntemi lektini azaltmanın belki de en güzel yolu. Özellikle düdüklü tencere kullanmak lektinin basınç ile parçalanmasına yardım eder.

Sonuç olarak lektin sağlıklı yaşamak isteyen kişilerin uzak durması gereken bir besin öğesi. Basit değişiklikler ile lektinden korunmanız mümkün.

Peki sizin lektin hakkındaki düşünceleriniz neler? Benimle paylaşmayı unutmayın.

Yazıya Yorumlar

Gizli Düşman Lektin: Nedir? Zararları ve Lektin İçeren Besinler yazısı için gelen yorumlar ve tartışmalar...

  1. Nilay dedi ki:

    Hocam merhaba, ben bakliyatlari tüketmeden evvel 2-3 yemek kaşığı kefir eklediğim suda 24 saat bekletiyorum. Bunun bakliyatlari fitik asit ve lektinden tamamen olmasa da büyük oranda temizlediğini bir çok yerde okudum. Sizce bu suda kefirle hafif fermente olmaları gercekten etkili midir? Hatta bunu 24 saat normal suda sonra 24 saat de kefirli suda yapanlar bile var. Sizin yorumunuzu merak ediyorum. Teşekkürler şimdiden.

    • Dr. Can Çiftçi dedi ki:

      Mayalama da tabi ki etkili. Yazıda da bahsettim. Eğer hem suda bekletip hem de mayalarsanız çok daha etkili olacaktır. Önce suda bekletmenizi tavsiye ederim. Bu şekilde lektin molekülünün iç bağları daha iyi parçalanacaktır.

      Mutlu ve sağlıklı günlere!

  2. Canberk Menteş dedi ki:

    Bir gıdanın organik olmaması (hormon ve ilaçlar ile üretilmiş olması) lektin miktarını etkiler mi? Organik yetiştirilen domates fasulye ve soyadaki lektin miktarı aslında normaldir diyebilir miyiz?

    • Dr. Can Çiftçi dedi ki:

      Diyemeyiz. Organik de olsa lektin mevcut ve yine hasar oluşturabilir.

      Mutlu ve sağlıklı günlere!

  3. Serpil Ozhan dedi ki:

    Iyi gunler, iyi calismalar
    Musade ederseniz bir sorum var. Kizim vegan besleniyor, ayni zamanda mayali her turlu urune intoleransi var. Protein gereksinimini bakliyatlarla gidermeye calisiyor. Bu durumda saglikli beslenmesi icin bir oneriniz olabilir mi?
    saygilar

    • Dr. Can Çiftçi dedi ki:

      Merhaba, vegan beslenme çok kısıtlı. Dolayısıyla direkt bir önerim olamaz. Ama tavsiyem diyetinin içerisine birkaç hayvansal ürünü eklemesi örnek olarak yumurta ve yağ olabilir.

      Ama sorun şu ki o zaman vegan beslenmemiş olacak. Dolayısıyla bu yol ayrımında biraz daha ılımlı bir beslenme tarzına geçişi daha mantıklı olabilir.

      Mutlu ve sağlıklı günlere!

  4. Şenay SARIASLAN dedi ki:

    Can Bey merhabalar..

    Ben 13 yıldır çölyak hastasıyım. Aynı zamanda mayalı ürünlere de hassasiyetim var. Anladığım kadarıyla LEKTİN e de çünkü 6 aydır sadece protein ile besleniyorum ve hiçbir sıkıntım kalmadı. Benim sizden ricam sebze ve meyvelerin hangisi lektin hassasiyeti olan birisi için serbesttir, bilgi verebilir misiniz ? 🙁

    • Dr. Can Çiftçi dedi ki:

      Bununla ilgili ayrıntılı bir listeyi yazıya ekleyeceğim.

      Mutlu ve sağlıklı günlere!

  5. Merve Eşgi dedi ki:

    İyi günler Can Bey, bir diyetisyenlik öğrencisi olarak yazılarınızı bilimsel temele dayandırmanız ve sıkmadan konuları işleyişiniz ve insan beslenmesine ve sağlığına duyarlı yaklaşımınız için teşekkür etmek istedim. Lektin ile ilgili şöyle bir şey ekleyebilirim. Yer fıstığını herhangi bir üzüntü sırasında fazlaca tükettiğimde dilimin ve vücudumun aniden şiştiğini ve hastaneye zor yetiştiğimi etkisinden 1 hafta çıkamadığımı belirtmek isterim. Normalde yer fıstığı bana dokunmazken dediğim gibi herhangi bir stres durumu da bana göre tetiklemesinin sebebi olabilir.

    • Dr. Can Çiftçi dedi ki:

      Yanlış düşünüyorsunuz bu yer fıstığı alerjisine bağlı anafilaktik bir durum. Çok sık görülür. Yanınızda epipen benzeri bir ilaç taşımalı ve tükettiğiniz şeylerin yer fıstığı içermemesine dikkat etmelisiniz. Bu tip durumlar her zaman ortaya çıkmaz ama çıktığında çok gürültülü olur ve hayatı tehdit eder.

      Mutlu ve sağlıklı günlere!

  6. burhanettin ozdemir dedi ki:

    lektin maddesinin tohum esasli gidalarda cik yaygin ve cok zararli oldugunu bilmiyordum.Sayenizde ogrendim.Insanlarin bu konuda bilgilendirilmesi cok yararli olacak.

  7. Nur dedi ki:

    Merhaba Can Bey, verdiginiz bilgiler gercekten cok degerli, ozellikle hipotiroid ve bircok bagisiklik sistemi rahatsizligi yasayan benim icin bir yol haritasi niteliginde. Merak ettigim su; her gun duzenli olarak buyuk bir kase, kombiotik denilen bir toz maya ile mandira sutunden yaptigim yogurdu yiyorum. Yukarida mayalama isleminin lektini azalttigindan bahsetmissiniz ama yine de sormak istiyorum; lektin acisindan guvenli bir sey mi tuketiyorum sizce? Ya da domatesten yapilmis salca. Guvenli midirler?

    • Dr. Can Çiftçi dedi ki:

      Sütün lektin içeriği zayıftır. Dolayısıyla lektin açısından endişelenmeyin. Ama laktoz konusunda aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Eğer laktoz intoleransınız varsa dikkat etmelisiniz.

      Mutlu ve sağlıklı günlere!

  8. F.Demir dedi ki:

    Bende leaky gut rahatsızlığı var. Dolayısıyla gluten intoleransı ile birlikte. Tabii bu rahatsızlıklarım öncesi haşimato triodi ve insülin direncine yakalandım. Ağır bir diyetteyim gluten içeren ürünler dışında bana da baklagiller yasaktı. Ancak domates ve patlıcanı şimdi yazınızdan öğrendim. Dolayısıyla domates yemeklerde çokça kullandığımız bir sebze, salça olarak kullanabilirmiyiz. Ya da domates sosu olarak. Çiğ olarak salatalarda tüketirken kabuğunu soymak fayda sağlar mı? Patlıcan için sadece turşusunu yapmak mı kurtuluş.

    • Dr. Can Çiftçi dedi ki:

      Orada amaç alerjenleri tamamen elimine etmek. Bu noktada bir süre bu besinlerden tamamen kaçınıp ardından salça gibi farklı formlarla vücudunuza yavaş yavaş tanıtabilirsiniz.

      Mutlu ve sağlıklı günlere!

Yazıya Yorum Yap

Makale konusu ile ilgili eklemek istediğiniz, sormak istediğiniz veya düzeltmek istediğiniz herhangi bir konuda yorum yapabilirsiniz...

Yorumu Gönder


close more
Dr. Can Çiftçi
close

Ne yapmak istiyorsun?

search