Sakız Çiğnemek: Faydaları Ve Zararları

Sakız çiğnemek sizin içinde artık bir alışkanlık haline geldiyse bu yazım sakız çiğnemenin fayda ve zararlarını kavramanız için oldukça önemli.

Sakız çiğnemek son zamanlarda artık daha fazla rastladığım alışkanlıklardan. Aslında hiçbir neden ve rasyonel ihtiyaç ile bağlantılı olmayan sakız çiğneme basit bir aktivite olarak başlayıp bir alışkanlık haline geliyor.

Peki birçok kişiyi etkileyen sakız çiğneme eyleminin fayda ve zarar ilişkisi hakkında ne biliyorsunuz?

Bu yazıda sakızın içerisinde bulunan maddeleri, sakız çiğnemenin fayda ve zararları ile ilgili konuşacak, soruları cevaplayacağım.

Hazırsanız başlıyoruz.

Sakız çiğnemek: Neden?

Sakız çiğnemek için çok az geçerli sebep var. Buna rağmen birçok insan sakız çiğnemeye devam ediyor. Madem öyle bu alışkanlığın olumlu ve olumsuz yanlarını incelemek gerekiyor.

İncelemeye sakızın içerisinde sık bulunan maddelerden başlayalım.

Öncelikle daha az zararlı olabilecek sakız hammaddesi, yumuşatıcı ve tatlandırıcıları açıklama gereği duymadığımı belirteyim. Ama aşağıdaki katkı maddeleri önemli.

En önemlisi bütil hidroksi toluen (BHT) olarak adlandırılır. Bu koruyucu ajan sakızların birçoğunda bulunmakla beraber aşırı doz kullanımı hayvan çalışmalarında kanser riskinde artışa neden olmuştur.

Sakız içerisinde ise küçük dozlar bulunduğundan FDA tarafından onay alan BHT şüpheli bir koruyucu.

Titanyum dioksit bir diğer şüpheli madde. Birçok ilaç ve sakızda bulunan titanyum dioksit üzerinde yapılan hayvan çalışmasında aşırı dozların organ ve sinir sistemi hasarı oluşturduğu belirlenmekle beraber yine küçük dozları insanlarda güvenli olarak belirtiliyor.

İki önemli ve neredeyse her sakızda bulunan katkı maddesinin aşırı doz tehlikesi kanıtlanmış olmasına rağmen düşük dozlarının kullanımına izin veriliyor.

Bu durum beni rahatsız ediyor zira küçük dozların düzenli kullanımı da zararlı olabilir.

Tamam, sakız içeriğindeki şüpheli iki maddeye baktık.

Peki katkı maddesini şimdilik görmezden gelerek sakızın fayda ve zararlarını incelemeye ne dersiniz? Hadi devam edelim!

Sakız çiğnemenin faydaları

Sakız ile ilgili birkaç önemli fayda mekanizması mevcut. Bunlar gerekli olan durumlarda kısa süreli sakız çiğnenmesini uygun kılabilir.

Hafıza ve odaklanma gücü: Sakız çiğnemek özellikle dikkat, hafıza ve işe odaklanmayı geliştirebilecek özelliğe sahip. Bunu direkt olarak otonom bir hareket oluşturarak sağlıyor. Sakız çiğnemeye benzer olarak öğrencilerdeki kalem çevirme veya farklı nesnelerle oynama sıralanabilir.

Örnek bir araştırma sakız çiğnenerek yapılan kısa ve uzun süreli hafıza testlerinde sakız çiğnemenin kısa süreli hafızada %24, uzun süreli hafızada %36’lık bir gelişme sağladığı göstermiştir.

Ayrıca benzer şekilde sakızın stresi azalttığı hatta kan kortizol düzeylerini düşürmeye yardımcı olduğunu araştırmalar gösteriyor. Bu durum özellikle öğrencilerde, sınava hazırlananlarda, sunum ve konuşma yapacaklarda sakızın önemli şekilde yardımcı olabileceğini gösteriyor.

Ağız ve diş sağlığı: Şekersiz sakız kullanmak ağız içi salgıyı arttırarak ortamın pH düzeyini optimal hale getirdiği biliniyor. Bu durum zararlı bakterilerin yaşamasını ve kötü kokulu nefesi engelleyecektir.

Ayrıca şekersiz sakızlarda kullanılan xylitol antibakteriyel özelliği ile ağız içerisindeki zararlı bakterilerin %75’ini yok etmekte.

Burada dikkat etmeniz gereken iki şey var. İlki sakızın diş yapınızı fiziksel olarak bozabileceği. Bu sebeple sakız kullanımında uzun vadede diş yapısını ve herhangi bir kayma, bozulma olup olmadığını kontrol etmeniz gerekiyor.

İkinci olarak şekerli sakız çiğnememeniz önemli. Şekerli sakızlar ağız içerisindeki zararlı bakterileri aşırı miktarda çoğaltarak plak oluşumuna ve çürüklere sebep olabilir.

Diğer etkiler: Bazı araştırmalarda sakız çiğnemenin kilo vermeye yardım ettiği gösterilmesine rağmen hala kesin bir görüş yok. Ayrıca “bazı” bireylerde sakız çiğnemenin daha tok hissettirdiğini biliyoruz.

Bir diğer konu ise sık kulak iltihabı yaşayan bireylerde tedavi amaçlı kullanım. Özellikle sık kulak yolu enfeksiyonu geçiren çocuklarda sakız çiğnemek enfeksiyon riskini azaltabilir.

Sakız çiğnemenin zararları

Sakız çiğnemek sağlayabileceği fayda kadar zarar potansiyeline de sahip. Bu tehlikeleri bilerek hareket etmeniz ileride hayal kırıklığı yaşamamanızı sağlayacak.

Baş ağrısı: Özellikle genç bireylerde görülen baş ağrısının kaynağı sakız çiğneme alışkanlığı olabileceğini biliyoruz. Sakız ile kötüleşen baş ağrısı tipleri ise migren ve gerilim tipi  olarak sıralanabilir.

Bağırsak florası zararı: Sakız içerisinde bulunan katkı maddelerinin bağırsak florasına zarar verebileceği bilinmekte. Özellikle aspartam ve yazıda yer verdiğim xylitol bağırsak florasını bozabilir.

Hava yutma ve gaz: Sakız çiğnerken küçük hava paketlerini farketmeden yutarsınız. Bu bağırsaklarınızda ciddi gaz birikmesi ile sizi rahatsız edebilir.

Ayrıca sakız içerisinde bulunan laksatifler (bağırsak üzerinde dışkıyı yumuşatan içerik) gaz ve ishal şikayetini ilerletebilir.

Bu sebeple özellikle irritabl bağırsak sendromuna sahip bireylerin sakız çiğnemeyi tekrardan düşünmesi önemli.

Çene eklemi problemleri: Sakız çiğnemek çene eklemi (Temporomandibular joint-TMJ) problemi olanlarda durumu kötüleştirebilir. Zira sürekli çiğneme eylemi mevcut eklem harabiyetini arttırabilir.

Sakız çiğnemek: Sonuç

Sakız çiğnemek farklı açılardan bakıldığında bizi farklı sonuçlara götüren bir eylem. Bu sebeple sakız çiğnemenin faydaları ve zararları iyi incelenmeli ve kişi bazlı olarak karar verilmeli.

Eğer sakız çiğnemeden yapamıyorsanız aşağıdaki durumlardan bir veya birkaçının sizde olmadığına emin olun.

  • Sık baş ağrısı.
  • İrritabl bağırsak sendromu.
  • Çene kemiği eklemi problemini.
  • Bağırsak flora bozuklukları.

Benim önerim ise zorunlu kalmadıkça sakız çiğnememeniz. Çünkü fayda/zarar profili, zarar tarafını göstermekte.

icon

Mobil Uygulamamızı İndirin!

Dr. Can tarafından tasarlanmış, Fitekran sağlık rehberi uygulamasını indirmek için tıklayın!

Dr Can Avatar

Dr. Can Çiftçi Hakkında

Eğitimini Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde tamamlayan Dr. Can kar amacı gütmeyen ve tarafsız bir girişim olan Fitekran.com sitesini 2013 yılında kurdu. Obezite, onkoloji beslenmesi, fitoterapi, sporcu sağlığı, nadir hastalıklar, fonksiyonel tıp ve patofizyoloji ile ilgilenen Dr. Can kendi kliniğinde fitoterapi uzmanı ve konsültan hekim olarak çalışmaktadır.

İlginizi Çekebilecek Yazılar

Fitekran'da okuduğunuz yazılar ve rehberlere göre derlenmiş ilginizi çekebileceğini düşündüğümüz bazı yazılar...