Diyet: Tatlandırıcı Rehberi: Zararlı Mı?

Tatlandırıcılar sağlık açısından her zaman soru işareti oluşturan bir konu oldu. Bu konuya değindim, tatlandırıcı zararlı mı? sorusunu yazıda cevapladım.

Tatlandırıcılar ile ilgili çok fazla soru almaya başladım. Bu sorunun popüler olmasının sebebi insanların kalori ve şeker alımına dikkat etmesi ve tatlı ihtiyacını tatlandırıcılar ile karşılamaya çalışması.

Durum böyle olunca tabi ki akla ilk gelen soru tatlandırıcıların sağlık üzerine etkisi oluyor.

Bu yazıda tatlandırıcı nedir? sorusundan, yapay tatlandırıcı tiplerine, yapay tatlandırıcıların sağlık üzerine etkisinden, tatlandırıcı ve kilo verme ilişkisine kadar birçok konuyu inceleyecek, soruları cevaplayacağım.

Hazırsanız başlıyoruz.

Tatlandırıcı nedir?

Tatlandırıcı genelde şeker yerine kullanılan, insan dilinin tatlı tat duyusu uyaran maddelere verilen isim. Bu maddeler şekerden daha az kalori içermekle beraber bazen yapay bazen ise doğal olabiliyor.

Tatlandırıcıların son zamanda bu kadar fazla incelenmesinin sebebi; artan kilo kontrolü ihtiyacı sebebiyle yükselişe geçen tatlandırıcı kullanımı. Ayrıca artık neredeyse her ürünün diyet halinin bulunması, tatlandırıcıların daha fazla kullanılmasına ve incelenmesine neden oluyor.

Durum böyle iken tatlandırıcıların tamamen masum olduğunu düşünüyor musunuz? Ben duruma maalesef bu kadar pozitif yaklaşamıyorum. Yazının ilerleyen kısımlarında ne demek istediğimi sizde daha iyi anlayacaksınız.

Tatlandırıcı tipleri ve en sık kullanılan tatlandırıcılar

Tatlandırıcılar çok geniş yelpazede bulunuyor. Burada hepsine yer vermem imkansız. Ama en çok kullanılan ve işinize yarayacak tatlandırıcıları aşağıda listeledim.

Aspartam: Aspartam sofra şekerinden 180-200 daha tatlı bir tatlandırıcıdır. Uzun yıllar birçok diyet ürünün içerisinde bulunmasına rağmen güvenilirlik konusundaki tartışmalar sebebiyle ürünlerden yavaş yavaş kaldırılmaya başlandı. Bazı ürünlerin içindekiler kısmında aspartam, E951 olarak ifade ediliyor.

Sakkarin: Sakkarin sofra şekerinden 400-700 kat daha tatlı bir tatlandırıcı. En iyi tanınma yöntemi tüketildikten sonra ağızda bıraktığı metalik tat olarak ifade edilir. Hayvan deneylerinde mesane kanseri riskini arttırdığı gösterilmesine rağmen insan üzerindeki çalışmalar hala soru işareti. Tamamen kalorisiz ve besin öğesi içermeyen bir tatlandırıcıdır. Bazı ürünlerin içindekiler kısmında sakkarin, E954 olarak adlandırılır.

Sükraloz: Sükraloz sofra şekerinden 600-1000 kat daha tatlı bir tatlandırıcı. Sükralozun bir kısmı dışkı ile atılırken bir kısmı emilir ve metabolize edilir. Emilmesi ve metabolize edilmesi her zaman için besinler açısından soru işareti doğrumakta. Bazı ürünlerin içindekiler kısmında sükraloz, E955 olarak adlandırılır.

Acesülfam potasyum: Genelde fırınlanacak ürünlerde kullanılan acesülfam potasyum (Ace K) sofra şekerinden 200 kat daha tatlıdır. Asesülfam potasyum ile ilgili çok fazla hayvan çalışması olmasına rağmen insan çalışması maalesef oldukça az. Bu hayvan çalışmalarının bazılarında acesülfam potasyumun uzun vadeli hafıza fonksiyonlarına zarar verebileceği yönünde bulgular var. Bazı ürünlerin içerisindeki acesülfam potasyum, E950 olarak adlandırılır.

Tatlandırıcılar zararlı mı?

Yukarıda en sık kullanılan tatlandırıcıların bazılarını listeledim. Listeleme yaparken fark ettiyseniz bazı muhtemel zararlardan ayrıca bahsettim. Ama durum bu kadar basit değil ve sizin sık sık tatlandırıcı zararlı mı? sorusunu sorduğunuzu biliyorum.

Gelin muhtemel zararları inceleyelim.

Zararlardan önce bahsedilen tatlandırıcıların birçok tarafsız kurumdan onaylı olduğunu ve yıllardır kullanıldığını hatırlatmak istiyorum. Yani bu ürünlerin hiçbiri bedeninizi bir anda zehirlemez ve hayatınızı tehdit etmez.

Bu bakış açısından bakacaksanız hiçbir net zarar göremeyeceğinizi söylemek istiyorum. Ama uzun vadeli ve muhtemel zarar var mı? sorusuna cevabım kesinlikle evet.

Tatlandırıcılar ve kilo verme

Kilo vermek isteyen birçok kişi tatlandırıcıları tercih ediyor. Bunun sebebi şeker tadından vazgeçemeyip aynı zamanda kilo verme hedefine sahip olmaları.

Peki kalori alımını sadece tükettiğiniz besinler mi kontrol ediyor? Kesinlikle hayır. Çünkü beslenme sürecinde birçok farklı hormon ve duygu görev alıyor.

Bu konuda da baş rollerden biri ödüllendirme mekanizması. Çünkü tatlı tüketmek beyninizdeki ödüllendirme mekanizmasını çalıştırır. Bu mekanizmanın çalışması ile beraber kendinizi daha iyi hisseder ve tatlı duyusu ile mutluluk arasında bir bağlantı kurarsınız.

Durum böyle olunca tatlandırıcılar ile uyardığınız ödüllendirme mekanizması uzun vadede iştahınızın kontrolden çıkmasına ve kilo almanıza neden olabilir. Bu konuyla ilgili yazdığım diyette light içecek tüketilmeli mi? adlı yazımı okumanızı ayrıca tavsiye edeceğim.

Tatlandırıcı içeren besinler daha hızlı acıkmanızı sağlar. Bunun sebebi sanılanın aksine tatlandırıcıların kalori içermesi değil, beyninizi sürekli beslenmeye sevk etmesidir. Ayrıca tatlandırıcılardan bahsettiğim bölümde okuduğunuz üzere tatlandırıcıların çoğu hiç kalori içermez.

Sonuç: Bazı durumlarda tatlandırıcılar kilo kontrolüne yardım etse bile, çoğu durumda birkaç farklı yönden hedefinize ters olarak çalışabilir. Bu sebeple hiç tatlandırıcı kullanmamak ve tatlı ihtiyacınızı biraz sabırla beraber köreltmek en mantıklısı.

Tatlandırıcılar ve insülin salınımı

Tatlandırıcılar ve insülin konusu oldukça önemli. Zira çoğu diyabetik hasta tedavi sürecinde şeker alımını kısıtlamak için tatlandırıcı kullanıyor. Burada tip 1 diyabetlileri konu dışında bırakacağım çünkü kendileri zaten hiç insülin üretemedikleri için dışarıdan insülin almak zorunda.

Konumuz insülin direnci olan, tip 2 diyabet sınırında yada tip 2 diyabet olan bireyler. Çünkü bu bireylerde doğru kan şekeri kontrolü hastalığın geriye gitmesine hatta tedavi edilmesine yardım edebilir.

Tip 2 diyabet tedavisi hakkında ayrıntılı bilgi almak için tip 2 diyabet ve tedavi rehberine göz atmanızı tavsiye edeceğim.

Tatlandırıcıların kan şekeri ve insülin düzeyleri ile ilgili yapılan araştırmalar ise oldukça çelişkili. Burada bazı araştırmaların “tatlandırıcı kan şekerini yükseltmez, insülin salınımını uyarmaz” sonucunu çıkardığını görürken, bazı araştırmaların “tatlandırıcı kan şekerini yükseltir ve insülin salınımını uyarır” sonucunu verdiğini görüyoruz.

Sonuçların bu kadar değişmesi ise muhtemel olarak beden yapısı, diyet ve genetikle ilgili. Ama elimizde tatlandırıcıların insülin piki oluşturduğu verisi var ve bu oldukça korkutucu.

Sonuç: Kilo verme hususunda olduğu gibi tatlandırıcı tüketimi bozuk kan şekeri regülasyonunu düzenlemeye yardım edecek potansiyelde olmasına rağmen minimal insülin pikine sebep olur. Bu durum bize kan şekeri hususnda riskli gruptaki bireylerin tatlandırıcıları tercih etmemesi gerektiğini gösteriyor.

Tatlandırıcılar ve mide florası

Sindirim sisteminiz ikinci beyninizdir ve bedeninizdeki birçok fonksiyonu kontrol eder. Bu kontrolün kumandası ise sindirim sisteminizde bulunan bakterilerde.

İşte tam olarak bu sebepten sindirim sistemi floranızın durumu oldukça önemli. Bakterilerin yaşaması, çoğalması ve doğru oranda olması ise yedikleriniz ile yakından ilişkili.

Durum böyle olunca tatlandırıcıların mide bakterileri üzerine etkisini incelemek oldukça kayda değer bir hal alıyor.

Sindirim sistemi florası ile ilgili bağırsak mikrobiyota rehberi adıyla blogta. Okumayı unutmayın.

Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar ise sadece beş gün tatlandırıcı alan farelerin normalden daha kötü kan şekeri regülasyonuna sahip olduğunu gösteriyor. Bu farelerin mide florası, hiç florası olmayan bakterilere aktarıldığında ise durumun tekrarlandığı görülüyor.

Sonuç: Tatlandırıcılar mide floranızı bozar. Bu durum sadece kan şekerine değil, diğer tüm sağlıklı yaşam komponentlerine etki eder. Bu sebeple sağlıklı bir mide florası için tatlandırıcı tüketmemek en iyisi.

Stevia hakkında düşüncelerim

Stevianın doğal olması aslında onu bir adım öne çıkarıyor. Laboratuvar çalışmaları da steviyanın diğer tatlandırıcılara göre daha masum bir profil çizdiğini gösteriyor.

Ne yazık ki tatlandırıcılar konusunda gayet katıyım ve “tatlı, tatlıdır. Tüketilmemeli” düşüncesine sahibim. Durum böyle olunca aslında tat duyunuzu uyardığı için bile tatlandırıcıları kullanmamanız gerekiyor.

Ama eğer kesinlikle tatlandırıcı kullanacaksanız (diyabetik hastalarıma önerim bu yönde oluyor) stevia kullanımına yönelmenizi tavsiye edeceğim.

Sonuç: Tatlandırıcı kullanmalı mıyım?

Tatlandırıcılar özellikle hazır besinlerde kullanılmaya devam edecek. Zira sanayi bunu gerektiriyor. Durumu kavramak ve bu besinleri kısıtlamak, direkt olarak tatlandırıcı alımı yapmamak sizin elinizde. Tat duyunuzu tatmin etmek güçlü bir dürtü olmasına rağmen yaşamanız için elzem değil.

Ayrıca tarafsız kurumlarca onaylanan tatlandırıcıların sağlık açısından etkilerini uzun vadeli incelemek daha önemli. Durum böyle olunca tatlandırıcıları tamamen zararsız olarak adlandırmak doğru olmayacaktır.

Doğal tatlandırıcı çözümlerini kullanmak ve yavaş bir şekilde tatlı tadı hayatınızdan çıkarmak en doğrusu.

Sadece hayatınız tatlı olsun!

Dr. Can Çiftçi Hakkında

Eğitimini Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde tamamlamış olan Dr. Can, kâr amacı gütmeyen ve tarafsız bir girişim olan Fitekran.com'u 2013 yılında kurdu. Egzersiz fizyolojisi, ergojenik beslenme, obezite ve insülin direnci konularında yoğun olarak çalışan Dr. Can ayrıca sağlık, diyet ve egzersiz alanında birçok kurum ile çalışmakta ve sosyal sorumluluk projeleri yürütmektedir.

Yazıya Yorum Yap

Makale konusu ile ilgili eklemek istediğiniz, sormak istediğiniz veya düzeltmek istediğiniz herhangi bir konuda yorum yapabilirsiniz...

Yorumu Gönder


close more
Dr. Can Çiftçi
close

Ne yapmak istiyorsun?

search