Mide Asidini Arttırmak İçin Yapmanız Gerekenler

Mide asidini arttırmak sizi birçok hastalıktan korur. Peki mide asidi arttırmak için yapmanız gerekenleri biliyor musunuz? Sizin için mide asidini arttırma yollarını inceledim.

Sağlıklı kalabilmeniz ihtiyacınız olan en önemli şey iyi beslenme. İyi olarak nitelendirilebilecek bir beslenmenin de kilidi sanılanın aksine sadece yedikleriniz değil. İyi sindirim işlevi de, tükettiğiniz besinler kadar önemli.

İyi sindirim ise tek faktör ile kontrol edilmiyor. Birden fazla değişkene sahip. Bunlar, mide asiditesi, safra ve pankreasın salgı gücü. Ama tüm bu faktörler aynı değere sahip değil. Mide asidi safra ve pankreas salgısından çok daha önemli. Peki neden?

İşte mide asidinin görevleri:

  • Besinlerin içerisindeki zararlı bakterilerin etkisiz hale getirilmesini sağlar.
  • Mideye gelmiş besinlerin ilk parçalama adımı burada başlar. Eğer bu aşama doğru şekilde ilerlemezse besinler bağırsaklarda yeterince parçalanamayabilir.
  • Birçok sindirim enzimi aktif olmayan halde salınır. Bu enzimlerin aktifleşmesi için de mide asidine ihtiyaç vardır.
  • Yeterince iyi parçalanamamış besinler doğru miktarda emilmediği için bağırsak bakterilerini haddinden fazla besler. Bu durum uzun vadede kötü bağırsak florasının oluşmasına neden olur.
  • İnce bağırsağın ilk bölümündeki bakteri popülasyonunu kontrol eder.

Yani sindirim ile ilgili ana fikir şu olmalı. Kötü sindirime sahip insan sağlıklı olamaz!

İşte bu sebeple size sindirimin kilit noktası olan mide asidini arttırmanın yollarını anlatmak istiyorum. Bu sayede karşınıza çıkabilecek ciddi sorunu çözmüş olacaksınız.

Hazırsanız mide asidinin dünyasına giriş yapıyoruz!

Mide asidi: Çok ama çok güçlü

Doğada görebileceğiniz en güçlü asitlerden biri olan mide asidinin pH’ı 2 ile 3 arasında değişmektedir. Bu güç ince bir tahtayı eritip delebilecek kadar güçlüdür.

Bu kadar güçlü bir şeye ihtiyacımız var mı? sorusu aklınıza gelebilir. Cevabım evet! Çünkü mide asidinin sadece besinleri parçalama fonksiyonu ile ilgili olmadığını biliyoruz.

Peki mide asidi eksikliğinde ne yaşarsınız?

Mide asidi eksikliğinde yaşayacağınız problemlerden sadece birkaçı. İşte bunları engellemek için mide asidini güçlendirmek istiyoruz.

Sizin için hastalarıma önerdiğim mide asidi yöntemlerinden bazılarını sıralamak istiyorum.

Dr Can Avatar

Dr. Can'ın YouTube Kanalı!

Sizin için hazırladığım videoları kaçırmamak için youtube kanalıma abone olmak için buraya tıklayın.

Mide asidini güçlendirmek için önerilerim

Mide asidinin eksik olmasına sebep olabilecek birçok mekanizma var. Dolayısıyla mekanizmaya özel hareket etmekte fayda var. Aşağıdaki öneriler birçok mekanizmaya farklı açıdan yaklaşıyor. Yani her mide asidi eksikliğinde faydalı olmayabilir.

Yemekten önce meditasyon yapma fikri çılgınca geliyor ama ciddi şekilde fayda sağlayabilir. Çünkü bedeninizin heyecanlı, endişeli ve korku dolu olması sindirim salgılarını baskılar. Buna “savaş ya da kaç” İngilizce olarak “fight and flight” durumu deriz.

İşte meditasyon sizi bu sindirim enzimini baskılayan “sempatik” durumdan çıkarır ve “parasempatik” duruma sokar. Bedeniniz “savaş ya da kaç” demek yerine “dinlen ve sindir” demeye başlar.

Hızlı bir şekilde (ayaküstü) beslenmek bu sebeple çoğu zaman sindirim sorunlarına yol açar.

Soğuk içeceklerden kaçınma mide asidini güçlendirmek için oldukça basit bir alışkanlık. Sebep ise çok basit. Soğuk besinler mide asidini baskılar.

Özellikle yaz aylarında “şöyle soğuk bir kola ne güzel gider ya” sözünü sık duyduğum için etrafımdaki kişilere sık sık hatırlatırım. Mide asidinin salgılanmasını engellememek adına yemekten önce, yemek sırasında ve sonrasında soğuk içecek tüketmemelisiniz.

Hastalarımın bana sık sorduğu sorulardan biri de “mide asidini seyretlmemek için nasıl sıvı almalıyım?” oluyor.

Cevap benim açımdan çok basit, yeri gelmişken söyleyeyim.

Yemekten en az 1 saat önce sıvı alımını kesmeli, yemekten 2 saat önceye kadar ise soğuk içecek tüketimi yapmamalısınız.

Yemek sırasında sıvı tüketimine izin vermiyoruz. Yemek sonrasında ise en az 1,5 saat boyunca sıvı tüketmiyoruz. Yemek sonrasında ise soğuk sıvı tüketimi en az 2 saat boyunca olmamalı.

Doğru besin bileşimine odaklanmak sindirimin düzgün bir şekilde ilerlemesi için oldukça önemli. Çünkü belli besinlerin sindirimi için daha fazla mide asidine ihtiyacı vardır. Ayrıca belli besinler mide asidi salınımı baskılar. Tabloya baktığınızda ise şöyle bir sonuç ortaya çıkıyor.

Eğer mide asidine ihtiyacınız varken, sindirimi güçsüzleştiren bir besin tüketirseniz sindiriminiz zorlaşır.

Peki sindirim enzimini baskılayan besinler hangileri?

Tek bir grup var! Karbonhidratlar. Evet, yanlış duymadınız. Hangi tip karbonhidrat olduğuna bakılmaksızın tüm karbonhidratlar sindirim enzimi üretimini baskılarlar.

Eğer sindirim enzimine normalden daha fazla ihtiyaç duyduğunuz protein içerikli bir besin ile karbonhidrat tüketiyorsanız hazımsızlık yaşamanız doğal ve artık sebebi biliyorsunuz.

Ayrıca protein içeren ürünler ile beraber sağlıklı yağları tüketmek sindirimi güçlendirir. Çünkü yağlar safra kesesini kasarak daha fazla safra salınımı sağlar.

İşte bu sebeple tavuk-pilav veya et-patates püresi gibi kombinasyonlar lezzetli olmasına rağmen sindirim açısında çok talihsizdir.

Fermente besinleri diyetinize katmanız bir diğer sindirim güçlendirici seçenek. Burada dikkatinizi çekmek istediğim önemli bir konu var. Herkes için fermente besinleri tercih etmiyoruz. Çünkü bozuk bağırsak florası olan bireylerde bu tip fermente besinler florayı daha kötü hale getirebilir.

Ama bağırsak floranızdan eminseniz, probiyotik besinler sindirim enzimini aktive etmek için harika bir yoldur. İşte bu sebeple birçok kişi turşu suyu bağımlısı 🙂

Benim önerim ise yemekten önce 1 yemek kaşığı elma sirkesi ve birkaç parça turşu (turşu suyu değil. Çünkü turşu suyu sindirim enziminin yoğunluğunu azaltır) olacak.

Fermente besinler oldukça fazla histamin içerirler ve bu özellikleri sayesinde mide asidini arttırırlar. Ama histamine duyarlı bireylerde fermente besinleri tercih etmemek çok daha mantıklı olacaktır.

Bu durumda en iyi seçenek zencefil ve limon olacak.

Yemekten 1 saat önce bir çay bardağı sıcak su içine bir küçük küp zencefil ezip 10 damla limon sıkarak harika bir mide asidi arttırıcı çay elde edebilirsiniz.

Lahana suyu “vitamin U” desteği mide asidini desteklemenin lezzetli olmayan ama benzersiz bir yolu. Lahana herkes tarafından pek sevilen bir besin değil. Ama içerisinde lakabı vitamin U olan s-metilmetiyonin adlı bir madde içeren lahana midedeki yangıyı (inflamasyon) giderir ve mide asidini güçlendirir (1, 2).

Mide asidini güçlendirmek ile beraber vitamin U ülser tedavisinde de oldukça önemli bir yere sahip. Klinikte sık kullandığım bu besini mevsiminde 10-15 gün kadar her gün 1 çay bardağı (aç karnına) olacak şekilde tüketmeniz yeterlidir.

Yılın belli zamanlarında kendime de uyguladığım bu kür mide asidini ve sağlığını korumak için benzersiz bir etkiye sahip.

Vitamin eksikliklerini gidermek mide asidini güçlendirmek için olmazsa olmazlardan. Özellikle B grubu vitaminler (B3, B6 ve B12) ve çinko mide asidi üretimi için oldukça önemlidir.

Bu durum oldukça önemli. Çünkü, eğer kişi hayatının bir döneminde herhangi bir sebeple mide asidi güçsüzlüğü çekerse ve bu süreç olması gerekenden daha uzun sürerse vitamin ve minerallerin emilimi bozulur. Eksilen vitamin ve mineraller mide asidinin daha da azalmasına sebep olur. Daha fazla azalan mide asidi ise besin eksikliğini kötüleştirir.

Görüyorsunuz değil mi? Felaket senaryosu gibi. Eğer mide asidi ile ilgili bir kısır döngüye girdiyseniz profesyonel destek olmadan çıkmanız oldukça zor.

Son olarak besinleri iyi sindirmenin, yavaş yemenin ve yeterli tuz kullanmanın (evet, az tuz değil-yeterli tuz!) sindirim için önemli olduğunu tekrarlamak istiyorum.

Hipokratın dediği gibi, “tüm hastalıklar bağırsaklarda başlar!”

Mide ve bağırsaklarınıza iyi bakmak için ise güçlü bir sindirimden başka bir şeye ihtiyacınız yok.

icon

Mobil Uygulamamızı İndirin!

Dr. Can tarafından tasarlanmış, Fitekran sağlık rehberi uygulamasını indirmek için tıklayın!

Dr Can Avatar

Dr. Can Çiftçi Hakkında

Eğitimini Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde tamamlayan Dr. Can kar amacı gütmeyen ve tarafsız bir girişim olan Fitekran.com sitesini 2013 yılında kurdu. Obezite, onkoloji beslenmesi, fitoterapi, sporcu sağlığı, nadir hastalıklar, fonksiyonel tıp ve patofizyoloji ile ilgilenen Dr. Can kendi kliniğinde fitoterapi uzmanı ve konsültan hekim olarak çalışmaktadır.